(0312) 381 99 99

SARI NOKTA HASTALIĞINA DİKKAT

Halk arasında yaygın olarak Sarı Nokta hastalığı olarak bilinen (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu) önlem alınmadığı ve tedavisinde geç kalındığında görme kaybına yol açan bir hastalıktır.

Makula bölgesi renkli görmemizi ve görme keskinliğimizin yüzde 90’ı gibi büyük bir bölümünü sağlayan en önemli retina bölümüdür. Makula Hastalıkları içinde en sık rastlanan bu hastalık yaşam süresinin uzamasına bağlı olarak sıklığı gittikçe artan ’Yaşa Bağlı Makula’ hastalıkları yani ’Yaşa Bağlı Sarı Nokta Hastalığı’ dır. Sarı nokta hastalığı retinanın sadece 1 milimetrelik bir alanınıkapsar ancak bu alan görme yetisinin % 90’ını oluşturduğu için bu bölgede oluşabilecek hasarlar görme fonksiyonuna ciddi zararlar verir. Hastalık özellikle okuyan kişilerde günlük yaşam kalitesini azalttığından böbrek yetmezliği, kanser gibi hastalıklardan bile daha büyük moral bozukluğu ve stres yaratabilir.

Büyük oranda yaşlılık hastalığı olarak bilinen sarı nokta hastalığı, aşırı şişmanlığa, sigara kullanımına, uzun süre güneşe maruz kalmaya, besin değeri düşük antioksidan içermeyen beslenme tarzına, hareketsizliğe, kalıtıma ve yaşa bağlı olarak ortaya çıkabilir. Hastalığın 70-80 yaş aralığında görülme oranı % 60’lara kadar yükselebilir.

En önemli belirtileri keskin görmede bozukluk, bulanık-puslu görmedir. Görüntülerin ortası bulanık, ancak kenarları normal görünür. Elektrik direkleri, kapı-pencere kenarları, yazıların satırları gibi düz çizgiler dalgalı görünür. Görme alanın ortasında karanlık ya da boş bir alan belirir. Hastalığın erken evrelerinde eğer tek göz etkilenmiş ise belirti vermeyebilir. Hastalık ağrıya da neden olmadığından ancak bir göz doktoru hastalığın erken belirtilerini gözlemleyebilir, bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenesi olunması erken belirtileri yakalamak açısından önemlidir.

Yaşam kalitesini düşürerek kişiyi sosyal yaşantıdan uzaklaştırabilen sarı nokta hastalığı yaş ve kuru olmak üzere iki tip görülmektedir. Hastaların yaklaşık yüzde 90'ında kuru tip bulunsa da, görme kaybından en çok yaş tip sorumludur. Hastalığın daha yavaş ilerleyen tipi olan kuru tipinin henüz bilinen tam bir tedavisi yoktur, çeşitli vitamin ve mineral takviyelerinin (C,E vitamini, çinko, lutein, zeaksantin, DHA ve omega 3 gibi) hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceği bildirilmiştir. Günümüzde yaş tip hastalığın en önemli tedavi yöntemi göz içine uygulanan ve halk arasında ‘göze iğne yapılması’ olarak bilinen enjeksiyonlardır.

Her şeyden önce düzenli göz muayenelerini yaptırmak sarı nokta hastalığı ve diğer göz hastalıklarının erken teşhisi ve tedavisi için büyük önem taşımaktadır. Risk grubundaki kişiler kareli kağıt testi ile kendilerini test etmelidirler. Beslenmeye dikkat etmek, sigarayı bırakmak çok önemlidir. Göz sağlığını desteklemek için balık, yumurta, fındık, ceviz, domates, havuç, karalahana, ıspanak, brokoli, portakal, kivi, avakado gibi gıdalar özellikle tüketilmelidir.